Bir ‘Hesap Sorma Hareketi’: Bu Devletlerin Yargılanmasını İstiyorum!
Bir ‘Hesap Sorma Hareketi’: Bu Devletlerin Yargılanmasını İstiyorum!
Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi (UHİM) tarafından Taksim Metro Kültür Merkezi’nde 6-7-8 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek olan ‘Bu Devletlerin Yargılanmasını İstiyorum!’ etkinlikleri bugün başladı. UHİM Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Küçük tarafından yapılan basın açıklamasının ardından, fotograf sergisi ve imza kampanyasının açılışı yapılırken, konferanslar dizisi de Aytunç Altındal’ın ‘Demokrasi mi? Yoksa Güç mü?’ başlıklı konferansı ile basladı.

Dünyada barışın teminatı olduğu iddiasındaki Birleşmiş Milletler Teşkilatı (BM), “adalet ve güvenliği, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği, uluslararasında tüm ülkelere sağlamak” amacıyla 1945 yılında kurulmuştu. Ancak dünya, mutlak veto yetkisine sahip Güvenlik Konseyi Daimi Temsilcisi konumundaki beş ülke, ABD, İngiltere, Fransa, Çin ve Rusya’nın, bugüne kadar sayısız işgal, katliam ve soykırım gerçekleştirdiğine ve bunların hemen hepsini BM, NATO ve Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) gibi bağımsız kurumların desteğiyle sürdürdüğüne şahit oldu.
Bu beş ‘adalet dağıtıcısı’ ve ‘demokrasi aşığı’ devlet, dünyaya ahkâm kesip insan haklarını ihlal ettikleri gerekçesiyle bazı ülkeleri ‘cezalandırırken’; bir taraftan da milyonlarca masum sivilin yaşamını yitirmesine sebep oldukları işgal ve soykırımları gerçekleştiriyorlar.
Öte yandan sürdürdükleri bu işgal, soykırım ve ambargoların yanı­sıra, kendi politikalarını gerçekleştirebilmek adına devletlerin içişlerine karışıyor, din, dil, etnik köken ve mezhep farklılıklarını körükleyerek çatışma ortamı yaratıyor, ardından bu bölgelere milyarlarca Dolar’lık silah satışı yaparak içsavaşları körüklüyor, Uluslararası Ceza Mahkemesi kanalıyla ülkelerin bölünmesine ve siyasî istikrarsızlıkların derinleşmesine zemin hazırlıyor, küresel finans kurumları eliyle dayattıkları politikalarla ülkeleri ekonomik çıkmazlara sürüklüyor, halkların demokratik tercihlerini hiçe sayarak statükocu işbirlikçileri eliyle darbe yapılmasını sağlıyor ve bütün bu uygulamaları söz konusu devletlere yardım etmek, oraya demokrasi götürmek, barış ve huzuru sağlamak adına gerçekleştirdiklerini iddia ediyorlar.
Türkiye Cumhuriyeti tarihine baktığımızda, bu uygulamaların sayısız örneği olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Başta 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat darbeleri olmak üzere ülke tarihimizdeki bellibaşlı kırılma noktalarının tamamında söz konusu devletlerin etkisi göz ardı edilemez.
Bugün ‘Arap Baharı’ olarak tanımlanan karmaşık sürecin de söz konusu devletlerin kontrolü altında devam ettiği açıktır. Geçtiğimiz yıl Kaddafi’yi yakalamak bahanesiyle Libya’ya giren ve sadece birkaç hafta içinde onbinlerce masum sivili katleden bu devletler, dünyanın en büyük petrol ve doğalgaz üreticilerinden Libya ile milyarlarca Dolar’lık antlaşmalar gerçekleştirdi. Jeopolitik, jeostratejik ve jeoekonomik açıdan dünyanın en önemli bölgesi olan Ortadoğu’daki dengelerin yeniden şekillendiği bu süreç, ‘halk devrimleri’ imajıyla meşrulaştırılmaya çalışılıyor.
İşte söz konusu devletlerin; barışın, adaletin, güvenliğin teminatı olsun diye (!) kurdukları BM’nin çalışmalarına başladığı 1945 yılından bu yana gerçekleştirdikleri hukuk ve insanlık dışı uygulamalardan bazıları:
1.       1944’te gerçekleştirilen ve 200 bin kişinin sürgün edildiği Kırım Sürgünü (RUSYA)
2.       1945’te başlayan ve 1.5 milyon insanın öldürüldüğü Cezayir Soykırımı (FRANSA)
3.       20. yüzyılın ortalarına kadar Tunus ve Çad’da devam eden işgal hareketleri (FRANSA)
4.       1950’li yılların başlarından itibaren Tibet’te sürdürülen soykırım ve asimilasyon politikaları (ÇİN)
5.       1955-1975 yılların arasında devam eden ve 3 milyondan fazla insanın ölümüne neden olan Vietnam işgali (ABD)
6.       1979-1989 yılları arasında süren ve 2 milyondan fazla insanın yaşamını yitirmesine sebep olan Afganistan işgali (RUSYA)
7.       1994 yılında Ruanda’da gerçekleşen ve 1 milyondan fazla insanın hayatını kaybettiği soykırım (FRANSA)
8.       1994 yılından bu yana Çeçenistan’da yüzbinlerce insanın ölümüne ve 1 milyona yakın sivilin vatanını terke etmek zorunda kalmasına neden olan soykırım hareketi (RUSYA)
9.       1995 yılında dünyanın gözü önünde işlenen Srebrenitsa katliamına göz yumulması (BM, NATO)
10.   2001 yılında başlayan ve hala devam eden Afganistan işgali (ABD, İNGİLTERE)
11.   2003 yılında başlayan ve 1 milyondan fazla masum sivilin ölümüne neden olan Irak işgali (ABD, İNGİLTERE)
12.   2009 yılında Doğu Türkistan’da binlerce masum sivilin katledildiği Urumçi Olayları ve her yıl yüzlerce sivilin yaşamını yitirmesine sebep olan soykırım ve asimilasyon politikaları (ÇİN)
13.   2011 yılında yaklaşık 50 bin sivilin yaşamını yitirmesine sebep olan Libya işgali (FRANSA, ABD, İNGİLTERE)
14.   11 Eylül sonrası süreçte, savaş ya da terör suçuyla suçlanamadığı halde ‘Yabancı Uyruklu Düşman Savaşçı’ olarak tanımlanarak dünyanın dört bir tarafından getirilen insanlar için bir ölüm kampına çevrilen Guantanamo (ABD)
Bu ve daha başka pek çok işgal, saldırı, katliam ve soykırım hareketiyle bütün dünyayı tehdit eden bu uygulamalar, uluslararası hukuk mercileri, sivil yapılanmalar ve dünya devletleri tarafından sorgulanmalı ve sorumlular yargılanmalıdır. Hepsinden önemlisi, insanlığı uçuruma sürükleyen bu uygulamaların sorumlularının vicdanlarda yargılanması ve cezalandırılmasıdır.
Siz de, yukarıda hukuk ve insanlık dışı uygulamalarından bazıları verilen söz konusu devletlerin suçlu olduğuna ve sorumluların yargılanmaları, BM, NATO ve UCM’nin yapısının yeniden düzenlenmesi gerektiğine inanıyorsanız; sizleri bu ‘Hesap Sorma Hareketi’ne destek vermeye ve imza kampanyamıza katılmaya davet ediyoruz.
 

BASIN BİLDİRİSİ / 6 Nisan 2012
Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi/İstanbul

Kayıt Tarihi : 6 - 4 - 2012
Bu sayfa 1971 defa ziyaret edilmiştir.