´Mısır Halkıyla Dayanışma´ya Davet!
´Mısır Halkıyla Dayanışma´ya Davet!
Özgür ve adil seçimle yönetime gelen Mısır Cumhurbaşkanı Muhammet Mursi'yi askerî darbe ile indiren Mısır Ordusu, kendisine ve yönetimine karşı şiddet içermeyen gösterilere katılan ve hiçbir çatışmanın içinde yer almayan sivil halk üzerine ateş açarak şu ana kadar içinde kadın ve çocukların bulunduğu 500’den fazla insanın ölümüne ve onbinlerce kişinin de yaralanmasına sebep olmuştur.
Mısır cuntasının gerçekleştirdiği bu fütursuzca katliam karşısında küresel sistemin temsilcileri “uygar Batı”(!) ölüm sessizliğine bürünerek bir kez daha ortak insanî değerleri korumaya ne kadar mesafeli olduklarını göstermişlerdir. Küresel sistemin güdümündeki uluslararası medya organları da, keskin nişancılar ve ateşli silahlar kullanılarak gerçekleştirilen ölüm ve yaralanma olaylarını, karşılıklı çatışmalarda meydana gelen hadiseler gibi göstererek dünyayı yanıltmaya devam etmektedirler. Bu durum darbenin gerçek sahiplerinin kimler olduğu konusunda önemli veriler sunmaktadır.
Bugün Mısır’da yaşanan süreç dünya sistemi açısından bir kırılma noktası özelliği taşımaktadır. Mısır’da gerçekleştirilen askerî darbe kar­şısında verilen mücadelenin başarıya ulaşması, küresel sistemin Arap Baharı politikasından Irak ve Afganistan işgallerine, Afrika’da sürdürülen sömürgeci uygulamalardan İsrail’in Filistin ve Ortadoğu politikalarına ve Suriye’deki içsavaşa kadar, artık dünya siyasetinde hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı anlamına gelmektedir.
Bu nedenle, UHİM olarak hak ve adalet duygusunu ve vicdanî duyarlılığını yitirmemiş herkesi Mısır halkı ile dayanışmaya davet ediyoruz. Özgür tercihleriyle işbaşına getirdikleri yönetime zorla el konulmasına karşı çıkan Mısır halkı, tarihî öneme sahip bu çetin mücadelesinde her şeyden çok psikolojik ve manevî desteğe ihtiyaç duymaktadır.
Bu kapsamda;
  • Mısır’daki mevcut cunta yönetimine karşı meydanlarda protesto gösterileri düzenlenmesini,
  • Darbeye destek veren ya da sessiz kalan ülkelerin büyükelçiliklerinin ve başta BM, Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı olmak üzere Mısır’da uygulanan vahşete göz yuman uluslararası kuruluşların telefon, fax, e-mail ve sosyal medya hesapları aracılığıyla kınanmasını,
  • Sermayeleriyle şimdiye kadar küresel sistemin hizmetinde bulunmuş Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri gibi Arap devletlerinin de aynı şekilde kınanmasını,
  • Türkiye’de farklı şehirlerde, küresel darbe organizatörleri ve onların yerli işbirlikçilerinin teşhir edileceği sergiler düzenlenmesini,
  • Küresel sistemin ikiyüzlü uygulamalarına karşı tüm dünyadan sağduyulu insanların katılacağı “küresel vicdan hareketi" başlatılmasını,
  • Sivil toplum kuruluşları tarafından uluslararası kamuoyunu harekete geçirecek ortak eylemler düzenlenmesini ve imza kampanyaları tertip edilmesini,
  • Camilerde toplu dua yapılmasını ve cuma hutbelerinin özellikle ramazan ayının son cuması olan önümüzdeki cuma namazı hutbesinin- bu konuya ayrılmasını,
  • Sporcuların müsabakalar öncesinde konuyu gündeme taşıyacak formalar giymesini,
  • Spor kulüpleri ve taraftar gruplarının da Mısır halkına destek verecek ve konuyu uluslararası kamuoyunun gündemine taşıyacak pankartlar ve tezahüratlar hazırlamasını,
  • Siyasî partilerin ortak bir bildiri ile darbenin karşısında olduklarını deklare etmelerini,
  • Yerel yönetimlerin ramazan ayında ve sonrasında gerçekleştirdikleri sosyal ve kültürel etkinliklerde konuya öncelik vererek kamuoyunun canlı tutulmasına katkı sağlamasını,
  • Sosyal medyada Facebook ve Twitter’ın etkin bir biçimde kullanılmasını ve konunun sürekli gündemde tutulması için her gün yeni hashtag’ler açılmasını,
  • Benzer etkinliklerin toplumun tüm kesimleri tarafından ısrarla sürdürülerek konunun kamuoyunun gündeminde tutulmasına katkı sağlanılmasını teklif ediyoruz.
Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur.
 

BASIN BİLDİRİSİ / 29 Temmuz 2013
Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi/İstanbul

Kayıt Tarihi : 29 - 7 - 2013
Bu sayfa 1049 defa ziyaret edilmiştir.